AFOROZ
ANADOLU HİSARI
ANADOLU VE RUMELİ MÜDAFAA-İ HUKUK DERNEĞİ
ANAERKİL
ARİSTOKRAT (Köle sahibi)
ARPALIK
AFOROZ :
Hıristiyanlık gibi bazı dinlerde, dine ve dinî kurumlarla
otoritelere karşı ağır suç işleyenlere kilise tarafından
verilen dinî topluluktan (cemaat) çıkarılma cezasıdır.
Aforoz edilenlerin dinî törenlere katılması yasaklanır ve
kilise üyeliği hakları elinden alınır. Katolik Kilisesi
özellikle bu yetkisini bir silah olarak kullanmış ve Orta
Çağ Avrupası'nda büyük bir güç haline gelmiştir.
Başa Dön
ANADOLU
HİSARI :
İstanbul
Boğazı'nın Anadolu yakasında Göksu Deresi'nin denize
döküldüğü yerde 1395 yılında I. Bayezid (Yıldırım )
tarafından İstanbul'un kuşatılmasına destek olması için
yaptırılmış bir kaledir. Doğu-Batı yönünde 65 metre,
Kuzey-Güney yönünde 80 metre uzunluğunda ve 2,5 metre
genişliğinde surlardan oluşmuştur. İstanbul’un alınmasında
ve boğazların denetim altında tutulmasında önemli rol
oynayan hisar,İstanbul'un alınmasından ve Karadeniz'de
askeri üstünlük sağlanmasından sonra eski önemini
yitirmiştir.
Başa Dön
ANADOLU
VE RUMELİ MÜDAFAA-İ HUKUK DERNEĞİ :
Dünya
Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti'nin imzaladığı
kayıtsız koşulsuz bir teslim antlaşması olan Mondros Ateşkes
Antlaşması'ndan sonra Anadolu yer yer işgal edilmeye,
ayrılıkçı azınlık eylemleri de yaygınlaşmaya başlamıştı.
Ulusun bağımsızlığının ve yurdun bütünlüğünün tehlikede
olmasına karşın, Osmanlı yönetiminin eli kolu bağlı olarak
bu gelişmelere seyirci kalması nedeniyle , yurtseverler
bölgesel kurtuluşu amaçlayan örgütler kurdular. (Müdafaa-i
Hukuk dernekleri ve Kuvay-i Milliye birlikleri gibi). Bu
yerel yurtsever örgütler, 4-11 Eylül 1919 tarihinde toplanan
Sivas Kongresi ile birleştirilerek, Anadolu ve Rumeli
Müdafaa-i Hukuk Derneği kuruldu. Bu örgütün yönetim kurulu
da "Temsil Kurulu" adını alarak Ulusal Bağımsızlık Mücadelesini yönetmiştir. Bu
örgüt, 9 Eylül 1923 tarihinde Halk Fırkası kuruluncaya dek
varlığını sürdürmüştür. Bu tarihte Halk Fırkasına
dönüşmüştür.
Başa Dön
ANAERKİL
:
Soyda temel olarak anayı alan ve ailede çocukları anaya
maleden Klan ( gen ) ve Aşiret (kabile) gibi ilkel sınıfsız
topluluklarda görülen toplumsal bir yapıdır. Bu yapı daha
çok insanların toplu olarak yaşadıkları ve doğan çocukların
babalarını tanımadıkları komünal (ortakçı) topluluklarda
görülür. İnsanların kendi gereksinmelerinden fazla mal
ürettikleri, özel mülkiyetin ve köleciliğin ilk olarak
ortaya çıktığı Tunç Çağı'nda Anaerkil yapı tarihsel olarak
bozulmaya ve değişmeye başlamıştır. Yerini ise, zamanla
babaerkil yapı almıştır.
Başa Dön
ARİSTOKRAT (Köle sahibi) :
İlkçağ'da Yunanistan'da köle sahibi egemen-yönetici sınıf
için kullanılan bir deyimdir.
Başa Dön
ARPALIK :
Osmanlı Devleti'nde müftü ve kazasker gibi ulema sınıfından
olanlara özellikle de, emekliye ayrıldıklarında verilen maaş
veya belli bir topraktan sağlanan yıllık vergi geliridir.
Başa Dön
|